Facebook'ta takip et. Abone Ol!
Ötekileştirilen Ruslar -2-
Dünya
2018-05-29 00:28

Ötekileştirilen Ruslar -2-
7 aylık hamile İrlandalı Liza'nın doğumuna az bir süre kalmış ve doğum gerginliği oldukça artmıştı. 
 
Çocukları uyumuş  eşi ile birlikte yatmaya hazırlanıyorlardı. 
 
Sahibi olduğu ve 5 yıldır ikamet ettikleri dairede sessizlik hâkimdi, çiftin mışıl mışıl uyuyan 6 ile 12 yaşında oğullarının nefesi bile duyuluyordu, karı koca birazdan sevdiği bir film seyredip uyuyacaklardı. 
 
Olağan koşturmaları – çocukların Türk ve Rus okul dersleri, yıllardır yürüttüğü yardım faaliyetleri, Rusya’daki gayrimenkulleri, hamilelik hali ikisini de hayli yormuştu o gün. 
 
Uyumak için yataklarına girmişler. ‘Ohhhh dünya varmış’ dedirten tatlı sessizliği, o saatte çalan kapı zili ve kapının eşiğinde belirlenmiş 5 kişilik polis ekibi bozmuştu. 
 
"Mesele nedir acaba" diye sordular kapıyı açtıklarında bekleyen polislere. 
 
"Sizin buradaki taşınmazınız ile ilgili bir sıkıntı var" diye, hiç de somut olmayan bir cevap vermiş polislerden birisi. 
 
Ellerine, ‘Polis Mahmut. Fatih Karakolu. Çarşamba 13.00’ diye yırtık bir kâğıt parçasına yazılmış bir not tutuşturulmuştu. 
 
Ve kâbus başlamış. 
 
Polis, yargı, herhangi bir suç ile uzaktan yakından alakası olmayan, Rus asıllı İrlandalı kadın, adam İngiliz, çocukları devlet okuluna giden, Türkiye’ye 600.000 Euro civarında yatırım yapmış ve hayırseverlikten dolayı eski BDT vatandaşları arasında tanınan bu çift elbette ki ertesi gün avukatını aramış. 
 
Mini bir duzeltme yapmak istiyorum. Aslında, Türk polisi ile o güne kadar çok kez alakası olmuştu – kadın, en iyi arkadaşı Alisa ile birlikte, ev içi şiddet mağdurlarına destek çıkıyor, emniyete başvurmaları için yardımcı oluyordu, dolaysıyla oranın polis merkezini sık sık ziyaret etmişliği vardı, ve o güne kadar polis memurlarını adil, dürüst ve tertemiz insanlar olarak biliyordu. Yargı konusuna gelince ise, bir Rus şahsa Türkiye'de parasını kaptırmış ve o şahıstan kiraladığı evden akabinde kovulmuş gene bir Rus bayanın derdine kıyamayıp dava açmasına yardımcı olmuştu. Bu durum, olayın püf noktası olmuştu, çünkü hakkında dava açmasına vesile olduğu yabancı kişi poliste gayri resmi olarak tercümanlık ve ihbarcılık yapıyordu. 
 
Malum Ocak 2017’den itibaren 1774 Sayılı Kimlik Bildirme Kanununa yapılan değişiklikler yürürlüğe girmişti. O tarihten sonra artık hiçbir daire sahibi, oturduğu daire haricinde hiç bir özel mülkünde ne ücretsiz, ne de ücretli misafir kabul edebiliyordu. Bahsettiğimiz çiftin de bir dairesi vardı oturduğu dairenin haricinde, eşini dostunu ağırladığı, vergi ödeyerek ara sıra tanıdıklarına yazın kiraya verdiği. Yasa yürürlüğe girdikten sonra daire bomboş kalmıştı. Liza ile Alisa’nın bu konuda gezmediği resmi daire kalmamıştı, "özel mülkümüzü kullanmak istiyoruz, yasayı bu şekilde yorumlamak yanlıştır" diye, fakat çabaları hep boşa çıkmıştı, Fatih Polis Merkezi Nuh diyor peygamber demiyor, "misafirleriniz sizinle aynı dairede kalmak zorunda" diye tutturuyordu. Ailenin sahibi olduğu o dairenin varlığından gerek Facebook’tan, gerek ortak arkadaşlarından herkesin haberi vardı. Yine de dairenin boş olduğundan içi rahattı, mutlaka bir yanlışlık vardır, avukatım çözer diye düşünüyorlardı. 
Çitftin avukatları 2 hafta boyunca ilgili polis memurunu yerinde bulamamış, sonra nihayet kendisi ile görüşmüştü. Konunun taşınmaz ile ilgili olduğunu, tutulan bir tutanak hakkında ifadenin alınması gerektiğini ve bunun için bayan Liza’yı karakola davet ettiğini söylemişti ilgili memur. 
 
Gelelim baştaki bahsettiğimiz konunun kaldığımız yerine.
 
Liza, 12 Aralık tarihinde arkadaşı Alisa ve avukatı ile birlikte gitmişti karakola. 
 
Saat 15.30 sularındaydı, 
Güzel, güneşli bir gündü. 
Antalya’da gündüzleri sıcak olduğu için çorap bile giymemişti Lisa, olayın gerginliğiyle sabah apar topar yaptığı kahvaltıyla duruyordu. 
 
Yarım saatte ifade işini halledip küçük oğlunu okuldan alacaktı. Tutanak kendisine arkadaşı Alisa tercümanlığı vasıtası ile okundu. Kendisi ile hiçbir alakası olmayan, fakat sahibi olduğu daire ile aynı binada bulunan bir dairede aylar önce yabancı bir bayan turist kalmıştı. O günlerde bölgede günlük kiralık dairelerin denetimini yapan ekipler geziyormuş, o kadının kimlik bildiriminde bulunmadığı tespit edilmişti, kadının ifadesi alınarak tutanak tutulmuştu. Fakat kadın tek kelime Türkçe bilmiyormuş. Daha sonra anlattığı gibi, kaldığı ev Rusya’daki yakın arkadaşlarının eviydi, anahtarı da onlardan almıştı. Yalnız tutanakta hiç de öyle yazmıyor. Kadının tercümanlığı, telefon aracılığı ile yapılmıştı. Tercümanlığı ise, polisin tercümanı ve ihbarcısı olan ve hakkında açılan davadan dolayı Liza'ya kin tutmuş o Rus yapmıştı. Ve tutanağa Liza’nın ismini geçirmişti, dairenin anahtarını Liza vermişti diye. Turist kadın Türkçe bilmediği için tutanağı okuyamamış, okuyamadığı evrakı imzalamamıştı tabii ama kimin umurunda. 
 
Polis merkezine ifade vermek için gittiği akşam Liza’ya, hiç tanımadığı ve Liza ile bir alakası olmadığı bir dairede kalan bir turistten dolayı 11.000 TL’lik idari ceza yazılmış, kendisi de çalışma izni olmadan çalışmakla suçlanıp sınır dışı edilmek üzere Göç İdaresinin Geri Gönderme Merkezine sevk edilmişti. 
 
7 aylık hamileydi Liza...
Uzerinde alel acele giyilmiş giysi, ve alel acele yaptığı kahvaltıyla o saate kadar aç kalmiş Liza Göç İdaresinin Geri Gönderme Merkezine sevk edilmişti...!
 
Yolda fenalaşmış, hastaneye götürülmüş, bir takım tetkik yapılmış ama doktor yanına bile gelmeden, telefonla hemşireye ‘bir şey olmaz, gönderin’ dedikten sonra şehir dışında bulunan Geri Gönderme Merkezine yola devam etmişti. Uzun lafın kısası, o geceyi içeride geçirmişti. 
 
Sabah gelen Göç İdaresi memurları hayli şaşırmışlardı, "sizin burada ne işiniz var, kimlik bildiriminin çalışma izni ile veya Göç İdaresi ile bir alakası yok, bir dertleri varsa Çalışma Bakanlığı ile vergi dairesi ile halletsinler" deyip salıvermişlerdi tabii Liza’yı. 
 
Eşi ile birlikte soluğu Adliye Sarayında almıştı elbette. 
 
Polis merkezini de, kasıtlı olarak kendisinin Geri Gönderme Merkezinde gece geçirmesine vesile olan polis memurunu da mahkemeye verdi. 
 
Dava, Memur Soruşturması Bürosunda halen devam etmekte. İdari cezayı ise mahkeme yolu ile iptal ettirdi.
 
(Devam edecek)

Çetin AGAŞE


Bu haber 962 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                                                   6 + 1 = ?

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Çetin Agaşeyi Nerden Tanıyorsunuz

sitenin tüm hakları cetinagase.net adresine aittir

Espower Bilisim